Cemevi Önünde “İnkar ve Asimilasyon” Fotoğrafı

10

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Dersim ziyaretinde geldiği heyet ile birlikte Dersim Cemevi’nin önünde poz verdi.

Geçtiğimiz günlerde bir diğer asimilasyon örneği olarak Munzur Üniversitesi’nde açılan ve halk ve üniversite öğrencileri tarafından tepki toplayan Hz.Ali Gençlik Merkezi’nin açılışını yapan Ali Erbaş, Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla’nın bulunduğu heyet ile birlikte Dersim Cemevi’ni ziyaret edip önünde poz verdiler.

Önlü’den Erbaş’a ve Cemevi Dedesine Sosyal Medyadan Tepki

Fotoğrafın sosyal medya hesaplarında paylaşılmasından sonra HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü’den tepki geldi. Bugün Dersim’de verilen bu fotoğraf asimilasyon ve inkarın fotoğrafıdır. Asimilasyon İşleri Başkanı, mülki amir sıfatını yitirmiş AKP İl Başkanı gibi hareket eden vali, inancımızı yozlaştıran gri dedeler bir aradalar. Yerel yönetimlerimizde halkımızın inanç ritüellerini ve hizmetlerini gerçekleştirebilmesi için bir an önce alternatif yöntemleri oluşturmalıdır. Gri pasaportlu dedeler yüzünden inanç merkezi olma vasfını kaybetmiş bu cemevi, yeniden inanç merkezi vasfını kazanana kadar gitmeyeceğim. Dersim Cemevi’ne yeniden inanç merkezi vasfını kazandırmak için Dersim halkı ile birlikte bunun mücadelesini vereceğiz.”

Aysel Doğan’ın Vasiyetini Doğrulamıştır

 Önlü, şu ifadeleri kullandı: “Sevgili Aysel Doğan’ın vasiyetinde, Tunceli Cemevi için ‘Burası artık inanç merkezi olma vasfını yitirmiştir. Beni oraya götürmeyin’ demişti. Bu fotoğraf sevgili Aysel’in vasiyetini doğrulamıştır.

Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Cemevi Önünde Basın Açıklaması

Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim’de bulunması hakkında Tunceli Cemevi önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını platform adına PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya okudu.

“Uzun süredir Alevilerin kutsallarını kendi inkârcı ve asimilasyoncu emellerine alet eden bir yaklaşımla karşı karşıya olduklarını vurgulayan Kaya, “Geçmişten bugüne Alevi halkını Sünnileştirme çabaları aralıksız çeşitli yol ve yöntemlerle sürdürüldü. Bugünde bu çabalar yoğunlaştırılmış bir şekilde, devşirmelerle, parayla, mal ve makamla, gri pasaportlularla sürdürülmektedir. Bugün yerel halkın jar u diyarlarını yok sayan, Munzur’u mesire yeri yapan, dağları maden şirketlerine açan, Düzgün Bava ziyaretinde silahlarla resim çekinen bir zihniyet var karşımızda. Alevilerin vergisinden maaş alıp, Alevileri yok sayan, cemevlerini inanç merkezi olarak kabul etmeyen, İslam’ı, İslamiyet’i kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanan bu anlayışı reddediyoruz. Alevi köylerine cami yapan zihniyet, Dersimlilerin çocuklarını imam hatiplere mecbur bırakan zihniyet, mezar taşlarını tahrip eden yaklaşım ne zaman değişecek? Bu yol ve yöntemlerle sonuç alınamayacağı ne zaman anlaşılacak? Çorum, Sivas, Maraş, Dersim katliamları hangi sorunu çözdü? Alevileri reddeden, asimile etmeye çalışan anlayışlar çözüm üretemezler. Eşit yurttaşlığı geliştirmeyen hiçbir hükümet ülkeye hizmet edemez, olsa olsa belli bir kesime hizmeti esas alarak zıtlıklarla ülkeyi geriye götürmüş olurlar” dedi.

Kaynak