DEDEF Birçok İlde Seyit Rıza ve Yol Arkadaşlarını Andı

47

Seyit Rıza ve arkadaşları, idam edilişlerinin 85.yılında Dersim’de, İzmir’de, Istanbul’da anıldı.

Seyit Rıza ve arkadaşları, idam edilişlerinin 85.yılında birçok ilde anıldı. Anmaya Alevi kurumları temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve emek demokrasi güçleri katıldı.

Dersim’de yapılan anmada yapılan ortak basın açıklamasını EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Açıklamada, ‘Hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmedik’ pankartı açıldı. 85 yıl önce Dersim’in halk önderleri idam edilirken amacın başsız ve öndersiz bırakılan Dersim’de soykırımı gerçekleştirmek olduğunu belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden bir taraftan Dersim uçaklarla bombalanırken bir taraftan da İhsan Sabri Çağlayangil’in itiraf ettiği gibi mağaralarda kimyasal gazlarla toplu katliamlar gerçekleştirildi. Katliam sonrasında topraklarından kopartılan insanlarımız zorla göç ettirilerek büyük bir soykırım gerçekleştirdiler” dedi.

İstanbul Kadıköy’de Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ile Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), idam edilişlerinin 85. yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarını basın açıklaması ile andı.

Birçok Kurum Katıldı

Anmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Munzur Çevre Derneği üyeleri ile çok sayıda kişi katıldı.

Anmada Dersim Belediyesi Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu söz aldı.

Ortak basın açıklamasını ise DEDEF Genel Başkan Yardımcısı Sabahat Babayiğit okudu. Ortak basın açıklaması şu şekilde:

“Dersim toplumunun kanaat önderleri, 1935’te TBMM’de çıkarılan ‘Tunceli Kanunu’nun tahakkümcü uygulamalarına direndikleri için tutuklanarak, sonucu önceden belirlenmiş sözde yargılamadan sonra Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler. Tertelede kurşunlanan, süngülenen, bombalanan, uçurumlardan atılan, yakılan, kimyasallar ile zehirlenen, sürgün edilen, mezar hakları bile çiğnenen on binlerce insanımızın acılı hatıralarını yüreğimizin en derininde hissediyoruz.

Bu katliam, Dersimlilerin belleğinde tesellisi olmayan ve kabul edilemez bir yara olarak günümüzde dahi kanamaya devam etmektedir. Dersim kimliğinin ve kültürünün temel taşıyıcısı konumundaki başta Seyid Rıza olmak üzere kanaat önderlerimiz, Alîyê Mirzê Silî, Fındık Ağa, Hesen Ağa, Hesenê Îvraîmê Qijî, Resik Uşen ve Uşenê Seydî’’yi hileyle katlettikten sonra devlet, başsız ve çaresiz kalan Dersim Halkına karşı eşine az rastlanılır bir kırım, müsadere ve saldırganlıkla tartışmasız bir tertele uygulamıştır.

4 Mayıs 1937 bakanlar kurulu kararıyla Dersimde köy boşaltmaları ve sürgünler başlatılmış; direnenler yakılıp, bombalanmış; çocuklar, bilhassa da kız çocuklar ailelerden kopartılarak başta subay olmak üzere Türk ve Sünni ailelere kültürel kıyım için evlatlık verilmişlerdir.
Tektipleştirici devlet iradesi, 1937’den başlayarak Dersim kimliğini yok etmeye çalışmış ve bunu başarabilmek için de yerel önderliklerin imhasına yönelmiştir.

Mağaralara sığınan kadın ve çocukların zehirli gazlarla katledilmesinin yanı sıra, köylerinden toplanan masum insanlar ayırım gözetilmeksizin kurşuna dizilmiş, süngülenmiş, uçurumlardan atılmıştır.
Bu eylemler ile sadece Dersim’e karşı değil aynı zamanda tüm insanlığa karşı suç işlemiştir.

Dersim Soykırımı’nın Sorumlusu Irkçı İdeoloji

Bugün başta bizlere ve bütün demokratik kamuoyuna; insanlığa karşı işlenmiş bu suçun teşhir edilmesi ve bütün insanlık huzurunda lanetlenmesini sağlama sorumluluğu düşmektedir. Dersim’de gerçekleştirilen soykırımın başlıca sorumlusu, kendinden olmayanı düşman olarak kodlayıp, onu yok etmeyi amaçlayan ırkçı ideolojidir. Onun günümüzdeki devamı ise, aynı uygulamayı 85 yıl sonra bile sürdüren mevcut devlet aklıdır.

1937/ 1938, Dersim halkına yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının toptan bir imha haline dönüşme tarihidir. Dersim, 85 yıldır yaralarını sarmaya, inkar edilmişliğini aşmaya, eşit yurttaşlık hakkını kazanmaya ve atalarının mezar yerlerini bulmaya çalışıyor. Tarihi hatırlamanın ve katledilenlerin anıları önünde saygıyla eğilmenin, ülkemizde ileride benzeri kitlesel katliamların engellenmesi; insan haklarına saygılı, barışı sağlamış demokratik bir toplumun kurulabilmesi için çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Dersim Belediye Başkanı Maçoğlu da Konuştu

Dersim Belediyesi Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ise “1938’i tek başına bir katliam olarak görmemek lazım. “Hiçbir kimseyi bırakmayın” dediler. “Dağlardaki bütün ziyaretleri, köyleri yok edin” dediler. Bu halk kendi şehrinin ismini, öldürülenlerin mezar yerlerini istiyor. Hala barajlar ile orayı boşaltmaya çalışıyorlar. Dünyanın neresinde olursa olsun yaşam hakkının kutsallığını bütün canlılar için istemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Ardından Saat 19.37’de #UnutmadıkSeyidRıza hashtagi ile sosyal medya hesaplarında buluşmaya çağırdı.

Kaynak