Erzincan Şurası: Dersim’de Sosyalist Hükümet

41

Erzincan Şurası: (Erzincan Sovyeti), 1. Dünya Savaşı esnasında doğu cephesi muharebelerinden Erzincan Muharebesi sonrası, Rusya’nın egemenliğine giren Erzincan’da ve otonom Dersim bölgesindeki yerel güçlerce 1916 yılında kurulan Sosyalist hükümettir. Ekim Devrimi ile beraber Rus kuvvetlerinin geri çekilmesi ile yerel güçler idareyi ele almak istemiş ve bu oluşumu kurmuştur. Osmanlı sahasındaki ilk Sovyet hükümeti olma özelliğine sahiptir. Erzincan Sovyeti, Ekim Devrimi sonrası Rusya’da kurulan yeni idare şekline benzer bir örgütlenme izlemiştir. 1921 Kuva-yi Milliye müdahalesi ardından feshedilmiştir. Kimi Kaynaklarda ise Osmanlı güçlerince yıkıldığı (Dersim’e taşınmadan Erzincan’a yapılan müdahaleyle) söylenmektedir.

Bilindiği üzere 1. Dünya Savaşı esnasında yenilen Osmanlı’nın Doğudaki ve Karadeniz’deki toprakları Rusların eline geçmişti. Erzincan ve civarında ise Dersim aşiret kuvvetlerinin direnişi ile karşılaştılar. Rus kuvvetleri bu nedenle Dersim içlerine ve Dersim ötesine ilerleyemedi. 28. ve 36. Osmanlı tümenleri de söz konusu direniş neticesinde Rus ordularından kaçıp Dersim’e sığındılar. Takvimler 1917’yi bulduğunda Sadak Dağları, Munzur Dağları ve Çardaklı Boğazı dolaylarındaki Rus kuvvetleri, Bolşevik örgütlenme sonrası halka karşı savaşmak istemeyenler ve çarlık yanlıları arası gerilimlere sahneydi. Kimi kuvvetlerin silah bırakarak çekildikleri de görülmekteydi. Netice olarak Rus kuvvetleri Dersim’e birkaç saldırı girişiminde bulunduysa da halkın ve aşiret kuvvetlerinin mücadelesiyle başarılı olamadılar.

Erzincan Şurasına giden yol ve Erzincan Antlaşması: Ekim Devrimi sonrası çarlık ordusu içerisinde de idareyi Bolşevikler alınınca, Dersim civarında bulunan ordu başına Gürcistan Sosyal Demokrat Partisi ve İşçi Sovyetleri üyesi Arşak Cemalyan atanmıştı. 1. Kızıl Muhafız Ordusu isimli bu birlikler, Osmanlı savaş esirlerine komünizm fikirlerini anlatarak serbest bıraktılar. Sonrasında Kızıl Ordu mensupları etkili oldukları yörelerde propaganda birlikleri kurarak, halkı bölgelerinin yönetimini ele almaya teşvik ettiler.

Bolşevikler 1. Dünya Savaşı’ndan çekildi, bu savaşın emperyalist bir savaş olduğu söyleyip ve gizli antlaşmaları ifşa etti. 1. Kızıl Ordu ardından Osmanlı hükümeti ile Erzincan Antlaşmasını imzaladı. Söz konusu antlaşmaya göre, Kızıl ordu dahil tüm Rusya kuvvetleri Anadolu topraklarından üç ay zarfında çıkacaktı. Fakat boşaltılan bölgelere Osmanlı ordusu girmeyecekti.  Bu madde ile amaçlanan Sovyetler Birliği’ne yakınlık duyan halkın kendi Sovyet hükümetlerini kurmasını sağlamaktı. Söz konusu antlaşma maddeleri Osmanlı içerisinde bir takım hoşnutsuzluklarla beraber kabul edilecektir.

Erzincan Şurasının kuruluşu: Rusya içerisindeki devrim ile birlikte Bolşevikler hâkim oldukları bölgelerde yerel Sovyetler kurmuşlardır. Bunlardan birisi de Erzincan olmuştur. Erzincan Antlaşması ardından, Kızıl Ordu komutanı Arşak Cemalyan yöredeki Kürt, Türk ve Ermeni liderleri ve işçileri toplantıya çağırdı. Kürtler adına Alişer ve Alişan beyler, Türkler adına Erzincan müftüsü, Ermeniler adına Muradov katıldı. Nüfusa bağlı olarak halk vekilleri sayısı belirlendi. 25 vekil (Ermeni kayıtlarında 75 vekil) Dersim, Erzincan ve Bayburt bölgelerinden seçildi. Ardından şurayı büyütme adına civar yörelere de propaganda birlikleri gönderildi.

Erzincan antlaşması sonrası çekilen Sovyet kuvvetleri ellerindeki kimi silahları yerel güçlere bıraktılar. Dersim namına toplantıya gelen Alişer ve Alişan beyler döndükten sonra “Rus Ordusu’nun yönetimini amele cemiyeti ele almıştır. Ordu geri çekilecektir. Şûra çalışması için Dersim’den bir komite tez elden Erzincan’a gelsin” diyerek, iki delege ve 8.000 kişilik silahlı kuvvetle Erzincan’a geldiler. Dersim delegelerinin Erzincan’a gelişi sırasında Kızıl Ordu ve Ermeni birlikleri askeri tören ile heyeti karşıladı. Muradov Paşa törende yaptığı konuşmada Bolşevik devriminden söz etmiş, ardından şu cümleleri kurmuştur “Türkler, Kürtler ve Ermeniler kardeştir. Bizi birbirimize kırdıranlar emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileridir. Biz çektiğimiz acıları unutuyoruz ve barış elimizi uzatıyoruz. Bütün Kürt, Ermeni ve Türk emekçileri ve işçileri birleşerek kendi şûramızı kuralım. Bizim Sultanlara ihtiyacımız yoktur. Rus işçisi zalim Çarı devirerek kendi hükûmetlerini kurdular, bizde birleşerek kendi hükûmetimizi kuralım. Lenin ve Ordusu bizi destekliyor” Şura yönetiminin ilan edilmesi sonrasında kamu binalarına kızıl bayraklar asıldı.

Erzincan hükümetinin SSCB’den mali ve askeri destek almasıyla kısa zamanda teşkilatlandığı bilinmektedir. Toprak ve vergi kanunlarının çıkarılması, İstanbul Yönetiminden ziyade SSCB’nin muhatap alınması gibi durumlar söz konusu olmuştur.

Öte yandan söz konusu dönemde pek çok gelişme yaşanmaktaydı, çekilen Osmanlı güçlerinin Ermenilere karşı kullanılması için silah bıraktığı Müslüman güçlere ve anti-komünist faaliyetlere başlayan Cemiyet-i İslamiye’ye bir müddet engel olan Kızıl Ordu, Erzincan antlaşması ve Erivan’da hükümet kurup kendisi ile çatışan Ermenistan ile mücadele ettiğinden, çekilmek durumunda kaldı. Bu arka plan ve yerel halkta yeterince tahsis edilemeyen sosyalizm bilinci sebebiyle işler kötüye gitmeye başlamıştı. Osmanlı müdahaleleri de söz konusuydu.

Sovyet ordusunun çekilmesi ardından Osmanlı güçleri ve Kürt Süvari Alayı ile beraber iki koldan Erzincan Şura yönetimini yıkmak için harekete geçer. 30 Nisan 1919 tarihinde İstanbul hükümeti bölgedeki olayları yerinde incelemesi ve gerekli tedbirlerin alınması için Mustafa Kemal’i 9. Ordu müfettişi olarak bölgeye tayin eder. Kızıl Muhafızların Erzincan’dan gittiği gün Türk delegeler İstanbul Hükümetine bağlılıklarını ilan ettiler. Sayılarının az olmasına karşın 9. Orduyu Erzincan’a çağırdılar. Akabinde Osmanlı’nın SSCB ile yaptığı anlaşmaya, Ermenileri bahane ederek uymayacağını ilan ettiği söylentileri yayıldı. Öte yandan Cemiyet-i İslamiye açıkça Ermenilere karşı savaş çığırtkanlığı içerisindeydiler.

Mevcut durumda bir yandan Sovyet yönetimini yıkmak adına Dersim delegelerini ikna etmeye çalışan Azadi Örgütü önderlerinden Cibranlı Halit Bey, Osmanlı adına girişimlerini sürdürüyordu. Fakat Dersimlilerin bu girişimlere tavrı net oldu, “kim saldırıya geçerse ona karşı oluruz” beyanatında bulundular.

Erzincan Sovyeti içerisindeki iç çekişmeler ve arıdan Osmanlı müdahalesi sonrası Dersimliler “Sovyet hükûmeti Erzincan’da güvenlikte değildir. Hükümet merkezini Dersim’e taşıyalım” önerisini ileri sürdü. Sonrasında Dersim delegeleri, bazı Ermeni delegeleri ve Hasan Vefa Bey Sovyet hükümetinin, Ovacık Yeşilyazı’ya taşınması ve burada çalışmalarını devam ettirmesi kararına vardılar. Bu kararın alınması ardında Türk delegelerin Osmanlı ordusunu çağırması ve Yeşilyazı’nın daha korunaklı olması etkilidir. Bu durumda Dersimlilerin Erzincan Sovyet hükümetine desteği de etkilidir. Ancak ilerleyen süreçle her yandan kuşatılan Dersim, tecrit altındaydı. Dersimdeki Sovyet idaresine bağlılığı bilinen Koçgiri ahalisinin 1921 yılında katledilmesi, halklara darbe vurdu.  Sonuç olarak Erzincan’daki idareyi kaybeden Sovyet hükümeti, bir müddet taşındığı Dersim Yeşilyazı’da çalışmalarına devam etse de öncesinde İstanbul ardından Ankara Hükümetleri müdahaleleri sonrası devam edemedi. Yönetim 1921 yılında feshedildi.