Qelecuğu Köyü

0

Turabi Saltık

Dersim’de tarihi bir köyümüz olan Qelecuğu Köyü (Xozat-Dersim), uzak geçmişiyle yörede değişik uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir diyardır. Urartular döneminde ve sonrasında insana ev sahipliği yapmış. Vakta ki 38 kırım ve katliamında önce yörede Sarı Saltıklılar ve Ferhathanlılar Ermeni komsularıyla iyi ilişkiler yaşamışlardı. ’38 döneminde Ferhathanlı Seyitxan Ağa Köye dillere destan bir konak yaptırmış. Ermeni taş ustaları ve Şam’dan, İran’dan getirilen ağaç oymacısı ustalarla yaptırdığı konak, ’38 kırımında ateşe verilmiş bugünkü ormanların yakılması gibi. Pek çok köylü de katledilmişti.

Daha sonra köyde yaşayan aileler ve sülaleler Ankara, Adana, Mersin, Sivas Cürek’e göçler başlatmışlar. 38’den sonra Qelecuğu’da 84 hane yaşam sürdürürlerken bu göçlerle ’80 öncesi köy 17 haneye düşmüştü. Köyde okuma yazma oranı oldukça yüksek. İlk Üniversite mezunlarını ’66-67’de vermiş bir köy.

Qelecuğu Köyü üzerine pek çok türküler yakılmıştı. Özellikle; “Bıne Qelecuğu Fındıkamına Gülizarı” türküsü Qelecuğulu Gülizar’ın güzelliğine söylenmiş bir aşk türküsüdür. Gülizar sevdiğine kavuşamayınca 38’den sonra amcam Hıdır Saltık’la evlilik yapmış, çoluk-çocuğa karıştıktan sonra yakın tarihlerde vefat etti.

Qelecuğu Köyü’nde pek çok aile ’38 zulmü, katliamı ve kırımı sırasında; Soma’ya, Bergama’ya, Denizli’ye, Ödemiş ve İzmir’e sürgün edilmişlerdi. 1947 affıyla pek çok aile geri döndü köyüne yerleşti. Bazı Qelecuğlu aileler hala Soma, Bergama, Menemen, Helvacı ve Denizli Çakmak Köyü’nde yaşamaktadırlar.

’38 kırım ve katliamının ardından yaralarını saran Qelecuğu Köylüleri Vaktaki ’94 Dersim Köy boşaltmaları ve yerinden etmelerle ikinci 38’i yaşadılar; ’94 Köy yakmaları ve boşaltmaları başlayınca Qelecuğu Köyü de bütünüyle 94’te boşaltıldı.

Aradan gecen 24 yıl sonra bugün geride köyde tek bir aile kalmadı. Sadece bahçelerine bir tek Rahim sahip çıktı. Rahim, İstanbul’da işçilik yaparak Eskişehir Anadolu Üniversitesinde okudu. İki binlere doğru bir silahlı saldırıyla ağır yaralandı. 60 gün komada kaldı. Ölümden döndü. Faili meçhullerin en ağır dönemiydi. Akciğerinin birini ameliyatla aldılar.

Şimdilerde tek ciğerle zorluklarla iş göremez durumda. O haliyle her yıl yaz oldu mu köyüne gitti, bahçelerini kurutmadı. Köyüne sahip çıktı. Tarlalarını ekti, havuzu açtı, bahçelerini, ağaçlarını suladı her yaz gidip köyünde çalıştı. ’94 köy boşaltmalarından ve köy yakmalarından sora bu sene Qelecuğu Köyü’ne, yakılan evinin yerine bir göz taş dam yapmaya karar vermiş yeniden. Kimse yok tek bir ev yok… Tek teyna…

Tek ciğeriyle bedeni çalışmaya elvermediği halde zorlukla nefes alan Rahim, çaresizlikten ayakta kalmaya çalışıyor. Nefes zorluğu çekerek çalışmaya el vermediği bedeniyle karısı Melahat, Rahim’e amelelik yapıyor, evlerinin inşaatında. Rahim de yarım ciğerle nefes nefese emek yoğun duvar örmeye başlamış. Hayatında bu onun ilk duvar ustalığı. Bankaya başvurmuş bir geliri olmadığı için kredi alamamış. Bir göz damının duvarını yapıyorlar karı koca birlikte.

Ah Dersim, ah zulüm!.. 38 yetmedi, 94 yetmedi ve şimdilerde de yakılan ormanlar… ve Dersim sevdası… Rahim, Xızır yoldaşın olsun. Elimizden gelmiyor ki sana el uzatalım…