Dilsiz

34

Kutsal Hasan ÇOĞAL

Dilsiz, Metin Aktaş’ın Dara Yayınları tarafından basılan roman dizisinin ikinci kitabı.

Dilsiz romanında, kısaca, bağlı olduğu tarikatın şeyhinin kızına aşık olan Dilsiz lakaplı genç tarikat müridinin hayatını konu almış Metin Aktaş.

Roman tarikatın şeyhi Şeyh Behzat’ın kızı Ayşe’nin eğitim almak için gittiği Amerika’dan 10 yıl sonra bambaşka bir insan olarak dönmesi ve döner dönmez tarikatın şehirde hakimiyetini artırmasının yarattığı yıkıma canlı bir örnekle, “dükkânının önündeki çöp kutusunda üzerinde ayet yazılı kâğıt bulundu” propagandasıyla bir kitapçının yakılmasının ardından şehrin ilericilerinin dükkan ve evlerinin yağmalanmasına tanık olmasıyla başlıyor.

Bu olaydan sonrası romanın sonuna kadar mektup okumaları üzerinden devam ediyor. Arada diyaloglar olmakla birlikte ağırlıklı olarak uzun mektup okumaları üzerinden sunuyor romanı okuyucuya Metin Aktaş. Dilsiz’den Ayşe’ye, Hıdır dededen Elmas teyzeye, yine Dilsiz’den Elmas teyzeye olmak üzere 3 mektup olarak.

Tarikatın şehre hakim olma yöntemleri, tarikatın “yasalarını” kabul etmeyen insanların nasıl hizaya getirildiği; hizaya getirilemeyen insanların şehri terk etmek zorunda bırakıldığı, diğer tarikatlarla rekabet, tarikat içinde ihanet, bu ihanetin yarattığı hesaplaşma, cinayetler…

Dilsiz’in tarikatın bulunduğu şehre taşınması, Ayşe’yi görüp aşık olması, Ayşe’nin Amerika’ya gitmesi, tarikata katılması, tarikat adına suçlar işlemesi, zorbalıklar yapması, Ayşe’nin şehre geri dönmesi…

Metin Aktaş’ın bir çırpıda okunacak arılıkta yazdığı Dilsiz, bir tarikatın yaygınlaşırken yozlaştırmasının yanı sıra bir aşkı da anlatıyor. Sanki gerçekmişçesine.

Belki de bu “sanki gerçekmişçesine”nin nedeni Disiz’in “gerçek” konulardan beslenmesi, “gerçek” konuların içinden kurgulanmasıdır.

İyi okumalar dileyerek bağlamış olayım.

*Burseya Dağı’na olduğu gibi Dilsiz’e de Dersim ve Dersim insanını “serpiştirmeyi” ihmâl etmemiş Metin Aktaş. Bakalım serinin diğer kitaplarında da bu “ayrıntı” devam edecek mi? Göreceğiz.