Ali Ekber FİRİK

5

Yıldızlar serpilsin üzerine, anılarına saygıyla…

Karlı ağır kış günleriydi, Dersim Belediyesi, Kış etkinlikleri düzenlemişti. Emre Saltık, ben, Ferhat Tunç, Mehmet Çetin, Cemal Taş, Emir Ali Yağan ve başka dostlarımızla Dersim Belediyesi’nin davetiyle Hozat, Pertek, Dersim merkez ve Ovacık’ta etkinliklerdeydik. Ovacık’ta o yıl peş peşe ölümler olmuştu. Bu sebeple Ovacık etkinliklerini iptal ettik, ancak şehir merkezine gidip, kahvelerde, evlerde halkla birlikte olacaktık. Bu sebeple Ovacık’a gittik. Halkla beraber olduk, sohbet ve muhabbetlerde bulunduk.

Bizleri Ovacık halkı herzamanki gibi konukseverliğiyle ağırladılar, evlerde; kömbe, bıcik, zırfet, dondurulmuş gulik yemekleri hazırlamış, sofralar kurmuşlardı… emeklerine sağlık.

Kafilemizle iki üç guruba ayrıldık, peşimizde sivil polisler… farklı kahveleri dolaşıyoruz, her gittiğimiz yerde halkla sohbet ediyoruz. Kararlaştırmıştık aramızada, bir ara fırsat yarattık, Ferhat Tunç, ben, Emre Saltık bir iki Ovacıklıyla Firik Dede’nin evini ziyarete gittik. Kapıda Ali Ekber Firik bizi karşıladı. Mütavzı duruşu, kibar, sıcak davranışlarıyla Derviş Cemal Pirlerine has, vakur haliyle ağırladı bizi.

İçeri girdiğimizde yaşının büyüklüğüne bakmadan eğildi, elime geldi, elimi öpmek istedi, zorladı, bırakmadım. Birbirimizin omuzlarımızdan kıla kestik, öpüştük.

Dışarıda iki metreden çok kar vardı ve devamlı yağıyordu. Odada, sıcak sobanın önünde tane tane konuşuyor, acıları yüzüne yansıyordu… kardeşi Behzat Firik’i gözlerinin önünde ateşlerde yakmışardı. Bir ara Ferhat Tunç, Ali Ekber’e, beni işaret ederek: “ikinizde Ocakzadesiniz, pirsiniz, sen Turabi’den yaşça büyüksün, ama elini öpmek istedin, neden” diye sorduğunda; “onuda Turabi cevaplasın” dedi, zorluğu bana yıktı.

Odadakiler, Ferhat Tunç ve Emre Saltık herkes döndü bana baktılar, ne yanıt vereceğim diye… “Konu uzun” dedim, “açıklamamı istediği soru da zor… biz Derviş Cemalli bir soya, boya, aileye mürşidiz, aramızda Pir Mürsit iliskisi var, ondandır” böylece ikna oldular.

Pirlik, Mürşitlik, Alevi yolu üzerine sohbetimiz sürdü. O acı dolu, vakur hali, olgun kişiliğiyle Ali Ekber Firik, Dersim otuzsekizin acılarını, Babası Firik Dede’nin, Behzat’ın acısıyla pekiştirmişti hep yaşamında. Sonraki yıllarda her Desim’e, Ovacık’a gittiğimizde, çayını içer, yemeğini yer, pek çok konuda sohbet ederdik ağız dolusu. Son zamanlarda kilo da almış olduğunu, yürüme zorluğu çektiğini haber almıştım. Rahatsızlığı için İstanbul’a götürülmüştü.

Ali Ekber Firik, acıların Piri, devrin daim olsun, ışıklar içinde ol. Anılarına hürmetle, Yıldızlar yoldaşın olsun.

12 Ocak Çarşamba, 2022.