Dersim’in Taşlara Kaydedilmiş Hikayesi: Koç-Koyun-At ve İnsan Formlu Mezar Taşları

İnsan, koç, koyun ve at biçimli mezar taşları, Doğu Anadolu bölgesindeki belirli yörelerde görülen önemli mezar taşı geleneğidir. Bu formlardaki mezar taşlarına Karadeniz’in bazı illerinde, Muğla ve Afyonkarahisar gibi bazı batı illerinde de rastlanır. Tarihi kayıtlarda bu eserlerin izleri, yüzyıllar öncesine kadar uzanır. Moisey Kagankatvasi isimli seyyah ve tarihçi Dersim ve çevresinde, 7. yüzyılda hayvan üslubu dediğimiz, koç-koyun ve at biçimli mezar taşlarından ve bunların yapımıyla ilgilenen topluluklardan söz eder. Bu üslup, Dersim coğrafyasında yaygın olarak görülen mezar taşı ve somut kültürel eser geleneğidir.

Hayvan ve insan formlu taş eser veya mezar taşı örneklerine Orta Asya, Karadeniz’in Kuzeyi, İran, Azerbaycan ve Anadolu’da yaygın olarak rastlanmakta. Farklı tarihlerde, farklı halkların yaşam sahasında görülmüştür. Bazı araştırmacılar, özellikle koç-koyun formlu taşları Anadolu’da Karakoyunlu ve Akkoyunlu dönemine bağlansa da belirttiğimiz gibi, 7. yüzyıldan tutunda günümüzden 20-30 yıl öncesine kadar kayda geçmiş bir kültürdür. Bu nedenle Akkoyunlu ve Karakoyunlu eserleri olduklarını söylemek, meseleyi daraltmaktan öteye varmaz.

Kadim Anadolu kültüründe erken devirlerden beri hayvan üslubunun izlerini görmek mümkündür. Örneğin, Göbeklitepe’de yürütülen çalışmalarda, yaklaşık MÖ. 10 000 yıllına tarihlendirilen bulgularda, hayvan kabartmalarının ve taşa kazınmış hayvan formlarının varlığı dikkat çeker. Yine çok sonraları Hitit dönemi eserlerinde de hayvan üslubuna sıkça rastlanır. Konargöçer ve hayvancılıkla uğraşan toplulukların da yine Anadolu’da benzer eserler bıraktıkları görülür.

Taşa kazınan hayvanlar şüphesiz alelade canlılar olamazdı. İnsanların yaşamlarında önemli rol oynayan birtakım canlıların kutsallaştırılması ve bunlarla insan arasında bir bağ kurulması söz konusuydu. Taş bu durumu kalıcı şekilde ifade etmenin önemli aracı olmuştur. İnsan formlu mezar taşı ise, kişilerin ölümsüzlük arayışı ve kendilerinden kalıcı bir iz bırakma arzusunun bir yansımasıdır. Yine bunların yanında mezar taşlarına inançsal, mitolojik ve kültürel bir takım sembollerin ve tasvirlerin nakşedilmesi de söz konusu olmuştur. Mezarda yatanın ölümden önceki, karakterini, icra ettiği mesleği, hobilerini ve cinsiyetini taştaki motiflerden anlamak mümkündür. Dersim’in tüm ilçelerinde pek çok köyde bu mezar taşı geleneğinin izlerine rastlamak olağandır. Öte yandan tahrip edilen veya kaçırılan pek çok eserde maalesef azımsanmayacak derecede fazladır.

Dersim’deki mezar taşlarına işlenmiş motiflerde, zülfikâr, kılıç, kalkan, hançer, tüfek, ok, yay, ibrik, tepsi, bardak takımı, dokuma tezgâhı, kilit, terazi, sepet, el izi, at üstünde kişi, avcı, ay, yıldız, güneş, ağaç, hayat ağacı, çiçek, at, dağ keçisi, boynuz, kuş gibi örneklerini çoğaltabileceğimiz kabartmalar ve tasvirler görülür. Bu mezar taşları, üzerinde bir hikâye ve yaşanmışlık barındıran eserlerdir. Bütün bu motiflerden belirttiğimiz gibi, kişinin avcı olduğunu, ata binmeyi sevdiğini veya ciritçi olduğunu, misafirperverliğini, cömertliğini, inancını, dünya görüşünü, cinsiyetini anlamak mümkündür.

Bu eserlerin Dersim yöresinde ve diğer yörelerde daha çok Alevi/Kızılbaş kültürü eserleri olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Dersim bölgesini gezen ve bir takım araştırmalarda bulunan İngiliz Herry H. Riggs, 1911 tarihli “Dersim Kürtlerinin Dini” başlıklı makalesinde, yöredeki mezar taşlarından da söz eder. Mezar taşı formlarından, üzerlerindeki işlemelere ve süslemelere değinir. Riggs, bu mezarların Sünnilerce put olarak telakki edildiğinden ve Alevi/Kızılbaşların bunlara hürmet ettiğinden söz eder. Bilindiği gibi Sünni İslam’da mezarların sade olması makbul görülür ve geçmişte heykel, tasvir vb. put gözüyle yaklaştıkları da bilinmektedir.

Alevi/Kızılbaş inancı içerisinde mezarların da önemli bir ziyaret ve ritüel mekânı olduklarını göz önünde bulundurursak. Buralardaki eserlere ve bu eserlerin neler ifade ettiklerine daha dikkat etmek gerekir. Zira bunlar, yeterince yazılı eser bırakmamış inancın ve kültürün, taşa kazınmış kayıtlarıdırlar.

(Visited 787 times, 1 visits today)

İlginizi Çekebilir