Suyun, Toprağın ve Ateşin Dili: Kırmançki

Dimili halkının yalın haliyle görünen bir sureti olan Kırmançların son 150 yıllık dönem içerisinde uğradığı yoğun istila kaynaklı sendromlardan kendilerini henüz kurtaramamış olması çok hazin. Elbette bunun sebepleri üzerinde durulduğunda, bu hazinliği daha iyi anlayabiliyoruz. Sanırım, bu sendromların miadını doldurması ve yerine yeni bir milatla başlamanın da zamanı…

Kırmançki dili çok yalın bir yaşam dilidir. Bu dilin tarihinde inanç yatar. Bu dilin inancında ise elementler vardır. Su, ateş, toprak, hava, canlı gibi… Bu elementler, medeni insanı yaratan öznelerdir. Günümüz beşeriyet âlemini aşan bu kutsal ve medeni düşünce, hali hazırda Dersim’de envai dışa vurumlarla yaşatılmaktadır.

Bildiğimiz ve emin olduğumuz tek şey; Kırmançki inanç ve yaşam dili cenaze başlarında, ziyaretlerde, dini erkanlarda, sanatta, yazıda, kitlesel ve sosyal toplantılarda ne kadar çok kullanırsa o kadar kutsal ve ölümsüz kalacağıdır.

Kırmanç inancı diğer semavi dinlerden etkilenmiş olsa da kendi seremonisi içerisinde, tanrısına adak olarak kan dökmeden tanrısal bir ziyafet atfeden ender inançlardan biridir. Örneğin; etekleri karlı volkanik bir dağı andıran Babiko ve Zerefet adı verilen bu yemek ve hazırlanışı bunun kendisidir. Tanrı tadında kutsanan bu yemek ve klor yani kömbe de yaygın bir şekilde Dimili/Kırmanç halkı tarafından dini ve özel günlerde lokma olarak yapılıp dağıtılır. Tanrı Xızır’a sunulan bu yemekleri Kırmanç inancının etkilediği diğer komşu Türk ve Kürt Alevi kesimlerde benimsemiştir.

Avesta dilinin günümüzdeki temsiliyet dili de diyebileceğimiz Dimilki/Kırmançki dilinin kutsallığı bu dilin yaşaması için büyük bir şanstır. Kırmançki dilini iyi bilen ve hala konuşabilen, diline meramı olan insanlarımızın bu inanç dilinin kökenine inemeyişleri Kırmançları Türklüğe, Kürtlüğe, Dimili/Zazalığa, İslamiyete, Ali’li veya Ali’siz Aleviliğe, ateistliğe veya başka başka mecralara savrulmaya yönelten, kısacası “kimliksizlik ruh hali” ile kimlik aramaya iten başka bir sorundur.

Oysaki Kırmanç inanç tarihi ve dili bunun böyle olmadığını bize göstermeye yetmektedir.

Vatikan’ın resmî dili Latincedir. Kırmançların inanç dilleriyse Kırmançki dilidir.

Tevrat’ın, Zebur’un, İncil’in ve Kuran’ın Avesta’nın açtığı kapı aralığından geçtiği gibi, Dimili halkının Kırmanç temsiliyeti de bu dört inancın kapısından tarihin ölümcül dönemlerinde -isteyerek yahut istemeyerek- geçmek zorunda bırakılması büyük bir erozyona uğramasını kaçınılmaz kılmıştır. Bu; Kırmanç dili, inancı, insanı ve coğrafyası açısından, ateşi çalınan bir halk olarak hiç unutulmayacak büyük direnmelerle tarihin acı dolu sayfalarında yerini almasına sebep olduğu gibi kendi kahramanlarını da yaratmasına dönüşmüştür.

Siyaset, çevre, düşünce, sanat, inanç bilimleriyle Dersim’i mayalayan Kırmançlık; günümüz dünyasında farklılığını, özerkliğini en sancılı günlerinde ortaya koyarak her şeye rağmen otonom kimliği ve tarihi bilge yüzüyle yüzlerce hatta binlerce tavrıyla sergilemeye devam etmiştir.

Son yüzyılda, Dersim coğrafyasından ateş çalma durumu daha da kalleşçe yapılarak dili, inancı, insanı, doğası, toprağı, suyu çalınmak yerine artık öldürülmek istenmektedir. Dersim insanı, Dimili/Kırmancıyla, Kürdüyle, Türküyle, Ermenisiyle kısacası coğrafyasındaki halkıyla bu saldırgan hamlelere karşı daha modern tepkiler geliştirerek direnmeyi sürdürmelidir.

Direnişin daha bilimsel ve birleştirici olması, Dersim’in öznesi, çimento taşı olan Kırmançların, kendilerine dönüş hikâyelerini hızlandırmalarına bağlıdır. Elbette, kendi hikâyesini yeniden yazacak tutarlılığı ve kudreti gösterebildiği oranda diğer halkları da daha derinden etkileme ve birleştirme gücüne erişebilir.

Yunan mitolojisini dahi etkileyen ve binlerce Tanrı’ya tapınılan bir zaman diliminde ortaya çıkışıyla Tanrı’nın varlığını teke indiren, kendinden sonra gelen dinlere kapı açan bir öğretinin dilinden dökülen kutsallığın günümüz algoritması abartmadan söylenebilir ki Kırmançlıktır.

Kırmançki dili bilinmelidir ki; Latince, Arapça, Aramice, İbranice dilleriyle birlikte yeryüzündeki beşinci inanç dilidir.
Tarihi misyonları açısından siyasetçisinden, din âlimine, çevrecisinden, sanatçısına kadar Kırmançların miadının kendi dillerine dönmeleri önemsenmelidir. Sembolik selamlaşmalar yaygınlaşmalı, Kırmanç kurumlar Kırmanç dil ve inanç bütünselliğiyle sorumluluk almalıdır.

Dersimli bir Kürt hemşeriniz olarak Dimili/Kırmanç halkının dilinin ve inancının derin izlerini sürmeniz, tahripkâr ve zulmeden deccalın karşısında her zaman suya, ateşe, toprağa, havaya ve canlılara manevi kurtarıcı ve koruyucu birer Xızır olmanız dileğiyle…

(Visited 731 times, 1 visits today)

İlginizi Çekebilir